HABERDE İNSAN
Yayınlanma : 17 Nisan 2025 10:23
Düzenleme : 17 Nisan 2025 10:31

ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez; ‘Günü kurtarmak mı? Geleceği inşa etmek mi?

ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez; ‘Günü kurtarmak mı? Geleceği inşa etmek mi?
Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, "Bölgedeki tüm Türk devletleri bilmelidir ki güçlü, zengin ve adil bir gelecek ancak Türk kardeşliğinin güçlendirilmesinden ve birlikteliğinden geçer" dedi.

SERHED HABER- Avrupa Birliğinin, bölgedeki Türk devletleri arasında iş birliği stratejik ortaklık kapsamında 12 milyar avroluk anlaşma imzaladığını ifade eden ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, "Yayınladıkları ortak bildiride; BMnin 4. Maddesi kapsamında 541 ve 550 sayılı kararlarına istinaden "güçlü taahhütlümüzü yineliyoruz" denilerek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için "Kıbrısın tek meşru hükümeti" olarak ilan edilmesine destek verildi.

 

 

 

Bu ilkeler BM'de yer alan maddeyi onaylayarak, Türkiye'nin adadaki askeri ve siyasi varlığına karşı çıkılmasını kabul edip, Türkiye'yi Kıbrıs'ta sözde işgalci güç olarak tanıma kararı aldı.

 

 

 

AB, yeni konjonktürde Orta Asyada yeni pazarlar ararken, Türkiye'nin Orta Asyada artan jeopolitik öneminden büyük rahatsızlık duyuyor. Türk Devletinin, Orta Asya devletleri ile Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden geliştirdiği adımlar da AByi huzursuz ediyor" dedi.

 

 

 


Türk Devletlerinin bu tutumu ve Kıbrıs Rum kesimine elçilik açma kararının Türkiye için beklenmeyen bir durum olduğunu belirten ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, "Bu durum, Türkiye'nin Kıbrıs konusunda sahip olduğu hassasiyetlerin, Türk Devletleri Teşkilatında yeterince karşılık görmediğini gösterir. Bu devletlerin söz konusu adımlarının Türk Devletleri Teşkilatının kardeşlik, soydaşlık gibi temel değerlerine ve birlik ruhuna zarar verdiğini belirtmek gerekir.

 

 

 


Bilindiği üzere Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Türkiye, başta ortak alfabe, ortak tarih öğretimi, Türk Üniversiteler Birliği ve Orhun Süreci gibi pek çok önemli adım attı. Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hali hazırda bu ülkelerde resmî tatil olan 21 Mart Nevruz Bayramının, Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü olarak kutlanması teklifini dile getirmiş ve kanun teklifi meclise gelmişti. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatını acil bir gündemle toplayarak AB ile yapılan anlaşmanın, Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki ilişkilere zarar vereceğini, ayrıca bu adımların hem Kıbrıs hem de Doğu Akdenizdeki egemenlik haklarımız açısından kabul edilemez olduğunu da dile getirmelidir.

 

 

 


Söz konusu devletlerin dış politikalarında bağımsız hareket etme hakları vardır. Ancak attıkları bu adımların, üyesi oldukları Türk Devletleri Teşkilatı çatısına zarar vermemesi gerektiğinin bilincinde hareket etmeleri gerekir. Zira söz konusu adımların uzun vadede kardeşlik ve birlik ruhuna zarar verme potansiyeli oldukça yüksektir.

 

 

 


Türk dünyası özellikle de Türkistan coğrafyası çok da eski olmayan tarihini unutmuş gibi görünüyor. Türkistan, 19.yüzyılın ikinci yarısında Rusya ve İngiltere'nin Asya hakimiyeti için nüfuz mücadelesi verdikleri bölgelerden biridir. Bu mücadele sırasında Türkistanda Kazak bölgeleri ve bağımsız Türk devletleri Çarlık Rusyası tarafından işgal edilmiştir.

 

 

 

İşgal sonrası Rusya, bölgede askeri idari yapılar kurarak, Asyanın ortasında önemli bir güç haline gelmiştir. Türkistan'ın Ruslar tarafından işgalinin en önemli sebebi, bölgedeki Türkler arasında birlik ve beraberliği olmaması ve yine bölgedeki Türklerin çağın teknolojisinden uzak olmasıydı.

 

 

 


Şimdi de, Türkiyenin öncülüğünde Türk dünyası arasındaki birlikteliğin her geçen gün güçlenmesine karşı Avrupa Birliği, Rusya, ABD ve Çinin Türkleri bölme politikasına karşı sergilendikleri oyunları göremez, tıpkı 2 asır önce olduğu gibi verilen rüşvetlere karşı dirayetli davranamaz ve kardeşliğimizle, birliğimizi ön plana çıkarmazsak, Türkistan resmi olmasa da fiili olarak sömürülmeye devam eder.

 

 

 


Bölgedeki tüm Türk devletleri bilmelidir ki güçlü, zengin ve adil bir gelecek ancak Türk kardeşliğinin güçlendirilmesinden ve birlikteliğinden geçer. Üç beş milyar avro ile belki günü kurtarabilirsiniz ama kardeşlikle, mutlu bir geleceği inşa edersiniz" şeklinde konuştu.

İHA