Yeniden Refah Partisi Bulanık İlçe Başkanı Emrah Bayraktar gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Ülkede işlerin yolunda gitmediğini belirten Bayraktar: “ Türkiye siyasetinde on sekiz yıl sonra gelinen noktada maalesef 2001 yılında devraldıkları yıkıntı ve çökmüş durumdaki ülkeyi, yine hiç değişikliğe uğratmadan aynı şekilde hatta daha kötü bir durumda bırakarak başka bir hükümete teslim edecekleri herkesçe malumdur. Bundan da anlaşılacağı üzere geçen onca zaman içerisinde büyük bir beklenti ve zaman kaybı söz konusudur.”dedi.
HEP BEN MEKEZLİ ÇALIŞTILAR
Millet Merkezli değil, hep ben merkezli çalıştılar diyen Başkan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü ; “ Bu zamana kadar yaptıkları her politika, milletin menfaatini, refahını değil, hep koltuğu sağlama alma, cep doldurma, yandaşı besleme, korku iklimi yaratma, (aleviler, kürtler, vs.) devlet ve millet merkezli değil de hep ben merkezli ve pragmatist politikalar geliştirmeleri ve bunları hep uygulamaları, Maalesef sonucun bu hale evirilmesine neden olmuştur. Çözümsüz kalan sorunların içinde özellikle ekonomide, sanayi gibi uzun vadeli, üretim, istihdam ve ihracatta verim sağlayacak, yarar odaklı değil de, beton, çimento ve inşaat odaklı ve kısa vadeli ekonomi adımlarını, yandaş sevindirmek, günü kurtarmak, rant sağlamak, patronaj ilişkileri, kazan kazan durumu ve bunun yanında bir sürü kısa vadeli ekonomi açıklarını kapatmak için de bu yönde yanlış ekonomik adımları attılar. “ifadelerine yer verdi.
240 FABRİKAYI KAPATTTILAR
Hükümetin 240 fabrikayı kapattığını belirten Bayraktar; “Bir ülkenin hayat ve yaşam kaynağı üretimdir. On sekiz sene içinde hükümet, üretim taraftarı olmayınca, kötü sonuçlar üst üste, hatta hesapta olmayacak şekilde çoğalmış ve önü alınamayacak şekilde de büyümüştür. Bir kaç örnek durumun sonucunun ne olduğunu daha net ve şeffaf bir şekilde gösterecektir. Bunlar; ülke’nin büyük bir borç batağına girmesi ve borcun faizini dahi ödeyemeyecek duruma gelmesi, döviz dar boğazlığı, borçları kapatmak için, doksan sene milletin alın teri ve emeği ile kurulan, kamu kuruluşu olan 240 fabrikanın satılıp sadece 70 tanesinin kalması, durmadan vergilerde zamlar yapması ve yeni vergileri çıkarması, gıda fiyatlarında en büyük zamlar yapması, farklı bahaneler öne sürerek ve haksız yere binlerce hatta milyonlarca insana para cezaları vermeleri... Gibi daha nice siyaset dışı politikalar ve uygulamalarla bu ekonomik açıklar kapatılmaya çalışıldı ve çalışılıyor. Ülke'de yaşayan ve bu ülke'nin vatandaşı olan her insan bu durumu görebiliyor ve durum maalesef ki onların yaşamını çok etkiliyor.
MİLLETİN SABRI VE UMUDU KALMAMIŞTIR
Millettin sabır ve umudunun kalmadığını belirten Bayraktar; “ Bu milletin aklı, feraseti, bilgisi, dirayeti çok olduğu gibi, artık tahammülü, sabrı, inancı, umudu, beklentisi de bu hükümete karşı kalmamıştır. Esnafıyla, çiftçisiyle, Emeklisiyle, öğrencisiyle, işçisiyle, Sanayicisiyle ve tüm kesimleriyle halk, yapılan bu kötü politikalar ve ekonomik dar boğaz için artık yeter diyor. Hükümet, seçim ve parti yasalarıyla, parti kapatmalarla, seçim dar bölgeleriyle uğraşacağına, halkın en acil sorunu olan ekonomiyle uğraşması ve bu konu ile ilgili çözüm adımları atılması için çalışmalara başlaması lazım. Seçim barajının yüzde 7 olması için çalışmalar yapılıyormuş. Bu da hükümetin, yine vatandaş için değil kendisini kurtarmak ve kendi için yaptığı bir çalışmadır. Çözüm odaklı olmayıp sorun odaklı olan ve bunu kendi menfaati için kullanan bir hükümet var ne yazık ki. Sorunları çözmek yerine soruları kapatmaya çalışmak gibi bir huyu vardır bu hükümetin. Kanayan büyük bir yara var ve bu yara tedavi edilesi gerekirken, yara bandını takmayı çözüm sanıyor. Bu milletin bu seçimde olması gerekeni sandıkta yapacağına inancım sonsuzdur. Baraj konusu için çok güzel bir deyim vardır : Güneş Balçıkla Sıvanmaz!" ifadelerine yer verdi.

