Yaşam
Yayınlanma : 01 Ocak 1970 04:00

BULANIKLI AKADEMİSYENLER, KOP / BULANIK’I ANLATTI

BULANIKLI AKADEMİSYENLER, KOP / BULANIK’I ANLATTI
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden Doç. Dr. İrşad Sami Yuca, Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Doç Dr. Mehmet Salmazzem ve Öğr. Gör. Umit Işık TRT Kurdi sabah programına konuk oldu. Bulanıklı akademisyenler TRT Ku

TRT Muş Muhabiri Şahin Şahin’in konuğu olarak TRT Kurdî canlı yayına bağlanan Muş Alparslan Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. İrşad Sami Yuca, Doç. Dr. Mehmet Salmazzemve Öğr. Gör. Ümit Işık Muş’un Bulanık bölgesiyle alakalı yayımlanan kitap çalışmalarının mahiyeti hakkında önemli bilgiler verdiler.

Doç. Dr. İrşad Sami Yuca şimdiye kadar Bulanık ilçesinin iki kadim kültür ve medrese merkezi konumunda olan Mollakent (2018) ve Koğak/Dokuzpınar (2019) köyleri ile ilgili birer editöryel kitap yayınlattıklarını vurguladı. Bu yıl ise başta Muş Alparslan Üniversitesi akademisyenleri olmak üzere Bitlis Eren ve Siirt Üniversitelerinden bazı akademisyenlerin de dâhil olduğu bir araştırma grubu ile Bulanık/Kop: İnsan-Coğrafya-Tarih-Kültür adıyla yeni bir editöryel çalışmalarının yayınladığını dile getirdi. Bulanık/Kop kitabında alanında yetkin 36 akademisyen ve araştırmacının detaylı bir şekilde Bulanık’ın coğrafi, kültürel, tarihsel, iktisadi ve ilmi boyutlarında var olan ve de unutulmaya yüz tutan mirasının ele alındığını belirtti. Yuca, alanında tecrübeli akademisyenlerden müteşekkil yeni bir grup ile şuan Varto alakalı bir çalışmalarının yürümekte olduğunu ifade ederek, bu çalışmanın da 2021 yılı içinde yayınlanmayı planladıklarının müjdesini verdi.

SALMEZZEM; “ BULANIK TARİHSEL SÜREÇTE MEDRESE VE TASAVVUF KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMLİ BİR MERKEZİDİR”

Doç. Dr. Mehmet Salmazzem, Bulanık bölgesinin tarihsel süreçte medrese ve tasavvuf kültürünün mühim merkezlerinden olduğunu dile getirdi. Yakın zamana kadar Koğak/Dokuzpınar, Mollakent, Abri/Esenlik, Adgon/Günbatmaz ve Leter/Elmakaya gibi yerleşim yerlerinde muhtelif tarikatların faaliyet gösterdiğini belirtti. Cumhuriyet öncesi dönemde bölgede Nakşî/Halidî tarikatından önce Sühreverdî, Halvetî ve Kadirî gibi tarikatların varlığından söz etti.

Bölgede tasavvuf ehli zatların aynı zamanda ilimle de meşgul olduklarını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Salmazzem, bu konuda çeşitli beldelerden örnekler verdi. Koğak’ta Şeyh Mırad, Şeyh Mustafa, Şeyh Fethullah ve Şeyh Maruf’un hem müderris hem de ehl-i tarik olduklarından bahsetti. Benzer şekilde Mollakent’te Mele Abdurrahman-ı Melekendî ile Şeyh İhsan, Abirî’de ise Şeyh Tahir-i Abirî’nin isimlerini zikretti.

Doç. Dr. Mehmet Salmazzem, en son yayımlanan Bulanık/Kop kitabında bölgede tedrisat hizmetinde bulunan Şey İhsan-ı Melekendi, Mele Zahir-i Tendûrekî, Şeyh Tahay-ı Adgonî, Mele İbrahim-i Gülçimenî, Mele Hüseyin-i Hemzeşeyhî ve Mele Fadıl-ı Koğakî gibi pek çok âlimin ilmî kişilikleri hakkında bilgi verildiğini belirtti. Son olarak Salmazzem, bölgede ilim ve irfan kültürünün yeniden güçlendirilmesinin önemi üzerinde durdu.

“BULANIK SÖZLÜ KÜLTÜRDE ZENGİN BİR MİRASA SAHİP”

Öğr. Gör. Umit Işık ise Bulanık; folklor, sözlü kültür, sözlü anlatı biçimleri konularında zengin bir mirasa ev sahipliği yapmakta olduğunu dile getirerek teknolojinin bu kadar gelişmesine karşın sözlü kültür geleneğini korumak noktasında anlamlı bir direnç göstermiştir. Özellikle bazı türlerde; masal, hikâye, mit, mitoloji, atasözleri, deyimler, efsane, dua, beddua ile dengbejlik kültüründe zengin bir motif ve ürün varlığı söz konusudur. Özellikle Serhat bölgesinde dengbejlik kültürü ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Bu kültürün buradaki temelleri Evdalê Zeynikê ile başlayan Ferzî ile devam eden daha sonra da Gulê, Reso, Şakıro ve Zahıro ile devam etmiş bir sistem olarak tarif etti. Bulanık’ta dengbejlik geleneğini günümüzde temsil eden birçok isim halen bulunması bu güçlü mirasın bir devamı niteliğindedir. Ancak az önce de ifade ettiğim şekildeki sistem ile öne çıkan ustaların Bulanıkla bağlantıları ve hatta bazıları Bulanık’ta bir müddet yaşadığını da bilmekteyiz. Atasözü, deyim, dua ve beddua gibi sözlü kültürün bu unsurlarının da kendine has birçok motifleri olması hasebiyle Bulanık’ın zengin kültürünü bir yansımasıdır. Işık, Bulanık bu çok çeşitli ve zengin sözlü kültür ürünlerinin gün yüzüne çıkartılarak insanların bilgisine ve araştırmacıların kullanımına sunulması gerektiğini vurguladı.   

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.