DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katıldığı kongrede, Muş İl başkanlığına kurucu başkan olan Av. Elif Çelik başkan seçildi.
Muş’ta bir düğün salonunda gerçekleşen kongreye çok sayıda partili katıldı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Muş İl Başkanı Av. Elif Çelik, Genel Başkanları Ali Babacan’ın Muş’un karanlık talihini aydınlık bir geleceğe çekmek için burada olduğu ifade ederek; “Ankara’da 94 cesur insanın yaktığı demokrasi atılım meşalesi, bugün Muşla buluşmakta ve Muş’un karanlık talihinin aydınlık bir geleceğe çekmek için bugün buradalar. Türkiye’nin her köşesinin zor zamanlardan geçtiği bu dönemde sayın genel başkanımız ve onun etrafında yer alanlar, insani bir sorumluluk bilincinde ülkenin düştüğü bu duruma sesiz kalmayarak adeta yeni bir kurtuluş mücadelesi başlattılar. Ateşten bir gömlek olan bu sorumluluk, bu salonu dolduran, gözleri umut ışıklarıyla dolu olan ve Türkiye’nin her karış toprağına karışmakta. Bugün Muş için, bizler için tarihi bir gündür. Bu anlamda Kongremizin başta ilimize, ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum. Biliyorsunuz ülke olarak çok zor durumlardan geçiyoruz. En başta ifade özgürlüğü olmak üzere yargı, eğitim, sağlık ve kalkınma alanlarında çok ciddi problemlerle karşı karıyayız. Siyaset kurumu çözüm noktası olmaktan çıkmıştır. Yolsuzluk, yalan, rüşvet ve talan kültürü maalesef ülkeye hakim olmuştur. Ekonomi ve refah düzeyi hızla düşüyor. Bakanlar sosyal medya üzerinden istifa ediyor. Devletin ciddiyeti kayboluyor ve en önemlisi koca bir devlet tek kişi tarafından yönetiliyor” dedi.
“TÜRKİYE’Yİ EN İYİ ŞEKİLDE YÖNETMEK İLK HEDEFİMİZDİR”
Çelik, konuşmasının devamında partilerinin bir umut kapısı olduğunu belirterek; “Biz DEVA Partisi kadroları olarak yepyeni bir siyaset kültürü oluşturmak için yola çıktık. Bu anlamada Türkiye’yi en iyi şekilde yönetmek ilk hedefimizdir. DEVA partisi olarak hukukun üstünlüğünü insan ilişkileri gibi ilkelerden vazgeçmeden bu ülke insanın hak ettiği refah ve güven ortamını hep birlikte sağlayacağız. Bunalan, daralan ve sıkışan siyasete yetişen DEVA partisi daha şimdiden kullandığı uslup ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla kavgadan, gürültüden ve ayrışmadan bunalıma girmiş ülkemiz insanı için bir umut kapısı olmuştur. Ülkemiz gençleri ilk defa korkmadan siyaset sahnesine adım atma fırsatı ve cesareti bulmuştur. günlük kavgalardan, siyasi kutuplaşmalardan hepimiz çok yorulduk.
DEVA Partisinin kadroları, programı ve vizyonu bu siyasi kaostan bunalan ülkemizi aydınlığa çıkaracaktır. Tüm engellemelere rağmen DEVA kadroları daha şimdiden Türkiye’nin tüm dertlerinin devası olacağını ispat etmiştir. Mevcut iktidarın son zamanlarda ekonomik, yargı reformlarla ilgi söylemleri DEVA partisinin Mart ayından beri dile getirdiği gerçekliktir.
DEVA partisi asla mevcudun devamı değildir. Her fikir, her görüş ve derdi memleket olan herkes DEVA çatısı altısında kendisini ifade edecek kendisine yer bulacaktır. Herkesi kucaklayan, farklılıkları bir zenginlik olarak gören partimiz, siyasette önce vicdanı, adaleti, ötekileştirmemeyi önceleyerek siyaset kurumunu yeniden dizayn etmeye başlamıştır. Daha şimdiden kamuoyunda DEVA partisinin gelecekte iktidar partisi olacağı konuşulmaktadır” şeklinde konuştu.
BABACAN: "MUŞ’A DEVA OLMAYA HAZIRIZ"
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Genel Başkanı Ali Babacan partisinin 1. Olağan İl Kongresinde yaptığı konuşmada Muş’un sorun ve sıkıntılarına vurgulayarak Muş’a DEVA olmaya hazır olduklarını söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “DEVA Partisi 9 Mart günü başladığı yolculuğun 41. Durağındayız, bugün Muş İl Kongremiz ile beraber 41 ilimizde kongre sürecimizi tamamlamış bulunuyoruz. Partimizin kuruluşundan bu yana 9 ay bile olmadan hem de pandemi kısıtlamalarına rağmen hızla büyük kongremize doğru ilerliyoruz” dedi.
DEVA Partisinin Türkiye’de siyasetin yepyeni bir soluk kazandığını bütün Türkiye’ye gösterdiğini belirten Babacan; “Biz herkes için adalet herkes için eşitlik herkes için refah diyerek yola çıktık. Türkiye’de ayrım yapmadan herkese aynı yakınlıkta olan herkesin dinleyen herkesin sesi olan bir başka siyasi anlayış görüyor musunuz? İşte DEVA Partisi öteki beriki ayırmadan senden benden demeden kimliğine bakmadan tüm Türkiye için yola çıktı. Hak neyse biz onun yanındayız. Doğur neyse biz onun yanındayız. İşte bu yüzden biz belli bölgelere, şehirlere ve alanlara sıkışan siyasi partilerden değiliz. Bizim sesimiz ülkemizin her ilinde her sokağında duyuluyor. Bugünkü yönetim ülkeyi bölerek parçalayarak beriki öteki diye ayırarak toplumun bazı kesimlerini çok uzaklara iterek yönetmeye çalışıyor. Biz DEVA Partisi olarak Türkiye’yi yeniden birleştirmek ve kucaklaştırmak için yola çıktık. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit vatandaşlarıyız. Bunun refahını da hep birlikte yaşamalıyız. Etnik kökeni dili hiç fark etmez. Dini mezhebi hiç fark etmez. Bu ülkenin her bir vatandaşı eşit haysiyetli ve saygın bir muamele görmek zorundadır” dedi.
“DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN ASGARİ ÜCRETLE GEÇİNEBİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Halkın her gün yoksullaştığı söyleyen Babacan; “Halkımız her gün yoksullaşıyor. Vatandaşlarımız yıllardır yaşanan kriz ardına krizi iliklerine kadar hissediyor. İşsizlik ülkemizde gittikçe büyüyor. Açlık her geçen gün artıyor. Umudunu yitirip canına kıyanlar var bu ülkede. Bugünkü asgari ücret açlık sınırının da altında kalan bir ücret haline geldi. Dört kişilik bir ailenin asgari ücretle geçinebilmesi mümkün değil. Kış geldi doğalgaz ve elektrik faturaları kapıda vatandaş artan bu pahalılıkta karnını mı doyuracak, çocuğunun uzaktan eğitimi için tablet mi alacak kirasını mı ödeyecek. TÜRK-İŞ’in araştırmalarına göre yoksulluk sınırı 8 bin lira civarında. Acaba Muş’ta kaç ailenin 8 bin liranın üstünde geliri vardır. Muş merkezden geçerken birkaç kez otobüsümüzün önünü kesti vatandaşlarımız diyorlar ki; “artık bu vatandaşın sesine kulak verilsin.” Adeta hasretle bekler gibi DEVA Partisini bekliyorlar.
“MUŞ KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN BİR HAZİNEDİR”
Muş’un keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olduğuna vurgu yapan Babacan; “Muş keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Muş’un bereketli toprakları yeterince işlenmiyor. Bu verimli topraklar yoksulluğa çare olamıyor. Muş üzerine kurulduğu ovası ile baktığımızda gerçekten tam bir tarım şehri, aynı zamanda bir hayvancılık şehridir. Muş’ta şeker pancarı üretimi önemli bir geçim kaynağıdır. Pancar üreticisi değerli çiftçilerimiz yıl boyunca çalışıyor. Ama hasat zamanı geldiğinde bakıyor ki açıklanan fiyat nerde ürettiği pancarın maliyeti nerde. Döviz kuru almış başını gitmiş. Çiftçinin maliyetinin hemen hemen tamamı dövize bağlıdır. Mazot, ilaç ve gübre hepsi dövizle. Hani ortadan kaybolan akraba bakan var ya ö dönemde biz dövize bakmıyoruz diyordu. Ama çiftçi bakıyor. Maliyeti tamamen döviz fakat sattığı ürünün fiyatı Türk Lirası ve halkımızın satın alım gücü artmadığı için fiyatları artıramıyor. Biz bu yanlış yönetimi kabul etmiyoruz. Tarım meslek liseleri açacağız. Bu liselerden mezun olan gençlere destekler sunacağız. Böylece mesleğin gençleşmesini sağlayacağız. Muş’ta ürün çeşitliliğinin artması yine çok önemli bir konudur. Türün özellikle Türkiye’de Muş’ta ve bazı illerimizin tütünü çok özel ve iyi bir stratejiyle bu tütün burada üretilip dünya piyasalarına çok rahat satılabilir. Muşlu sanayicinin önünün açılması gerekiyor. Muş’ta üretim yapan herkesin geleceğe güvenle bakabilmesi gerekiyor. Muş’un bir başka önemli sorunu hastanelerin yetersizliğidir. En yakın tıp fakültesi veya araştırma hastanesine tam 250 kilometredir. Yani vatandaşlarımız adeta taşımalı eğitim gibi taşımalı sağlık hizmeti ile karşı karşıyadır. Muş’un belki de bugüne kadar hiç kullanamadığı çok önemli bir potansiyeli de turizmdir. Hem tarihi dokusu hem doğallık dokusu adeta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir. Biz Muş’un dağları, platoları, vadileri ile doğa turizmi çok önemli bir cazibe merkezi olabileceğini biliyoruz. Muş lalesi, Bulanık deresi, Hamurpet ve Kaz gölleri ile doğa tutkunlarının uğrak yeri olabilecek bir şehrimizdir. Yine şehrimizin kültür hayatı açısından baktığımızda bir müzenin de Muş’a yakışacağını düşünüyoruz. Alt yapı çalışmaları halledilsin bu bahsettiğim konulara biraz eğilsin inanın Muş’un çehresi değişecektir. Değerli arkadaşlar biz Muş’a DEVA olmaya hazırız. DEVA Partisi kadınlarla, gençlerle, çiftçilerle, emeklilerle, öğretmenlerle, işçilerle ve esnafla eşitlik, adalet ve özgürlük için yola çıktı. Artık Türkiye’nin devası var, Muş’un devası var” dedi.

