KÌLTÌR SANAT
Yayınlanma : 11 Mayıs 2025 13:14

"Kargapazarı değil Kargıpazarı"

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurumun coğrafyasında ve tarihinde çok mühim yere sahip Kargapazarı dağının adının kalı
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurumun coğrafyasında ve tarihinde çok mühim yere sahip Kargapazarı dağının adının kalıplaşmış yanlış ifade olduğunu dağın asıl adının "Kargıpazarı" olması gerektiğini söyledi.
TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş konuya dair şu açıklamayı yaptı: "Sadece Erzurumun değil bölgenin savaş tarihinde, sosyal hayatında mühim bir yere sahip olan Kargapazarı Dağı; içerisinde derin vadiler, kayalıklar, dağ gölleri, sazlıklar, berrak su kaynakları, geçitler, vahşi kuşlar, endemik bitkiler vb birbirinden değerli tabiat varlıklarına sahip herkesin gezip keşfetmesi gereken bir tabiat harikasıdır. Ancak bu dağın adında karga kelimesinin geçmesi hiçbir zaman bize mantıklı gelmemiştir. Dağa çıktığımızda bülbül, kızıl doğan, ibibik, kartal ve adını bilmediğimiz birçok kuş çeşidine rastlıyoruz ama karga hiç yok. Yaptığımız inceleme ve elimizdeki bilgileri bir araya getirdiğimizde bu dağın adının Kargapazarı değil Kargıpazarı olduğunu fark ettik. Şöyle ki dağın üzerinde, tarihi Müdürge köyünün hemen sırtını verdiği kısımda halkın Cilligöl dediği Aygır gölü var ki bugün bile gölün ortası kamışlıktır. Kargapazarının Tortum yolundan Nato Radarına çıkan dağ yolu üzerinde birçok dağ gölü var. Karagöl bunlardan biridir. Bu göller büyük oranda sazlık"
"Kalın kamışa kargı/kargu denir"
Tarihte Erzurumun fırınlarının, hamamlarının, tandırlarının ihtiyaç duyduğu yakacağı temin ettiği sazlıkların bu dağın yamaçlarında olduğunu ifade eden Ertaş, " Halk sulak-bataklıktaki uzun bitkilere saz, kamış ve cil der. Lügatlerimizde bu kalın kamışlara KARGU/KARGI denmektedir. 1960lardan evvel Erzurumda ağaç/odun yokluğunda ocaklarda Kargapazarı dağının yamaçlarındaki ve sırtındaki sazlıklardan elde edilen kalın kamışlar yakılırdı. Hem sazlıkta hem yukarıdaki gölde kalın kamışları toplayıp satan bir esnaf sınıfı vardı. Bu sazlığın yanında bir kamış pazarı varmış eskiden. Dağın adındaki ikinci kelimede de bazar kelimesi günümüzde pazar olmuştur. Kelimenin aslı şudur: Kargıbazarı Kargıların yani kalın kamışların pazarlandığı yer. Erzurum sazlığı 1953ten sonra NATO tarafından askeri üs yapılmak için kurutulmuş, ovanın suyu drenaj kanallarıyla Karasuya aktarılmıştır. Bu coğrafî ve sosyo-ekonomik bilgiden sonra bu dağın adının aslında KARGIPAZARI olduğunu, halkın söyleme kolaylığından ötürü KARGAPAZARI olmuş olabileceğini düşünüyoruz. Tarihi kaynaklarda karga ile kargı/kargunun yazılışı hemen hemen aynı. Eski Türk elifbasında bu iki kelime de Kaf ile başlar. Sondaki harf kimi kaynaklarda güzel he, kimisinde vav, kimisinde ise ye harfinden oluşur. Eski metinlerde de bir yazı birliği yoktur. Ayrıca edindiğimiz bilgiye göre insan nüfusunun olmadığı bu vahşi tabiatta karganın yaşaması söz konusu değilmiş. Bu durumda bu şehit yatağı, yüce ve gizemli dağımızın doğru adı Kargıpazarı olmalıdır. Bu isim şehrin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik hayatıyla ilgili bilgi saklayan muhafız kelimelerden biridir" diye konuştu.