SERHED HABER - Cuma namazının ardından Atatürk Çocuk Parkı önünde bir araya gelen platform üyeleri ve vatandaşlar, kutsal mabedin İslami kimliğinin korunması için uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.
Platform adına basın açıklamasını Memur Sen ve Eğitim-Bir-Sen Muş İl Başkanı Mahir Barışan okudu. Barışan, Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirmeye yönelik girişimlerin yalnızca diplomatik bir hamle olmadığını, Kudüs’ün İslami karakterini hedef alan sistematik bir sürecin parçası olduğunu savundu.
“Mescid-i Aksa’nın İslami Kimliği Hedef Alınıyor”
Mescid-i Aksa’nın İslam dünyası için taşıdığı öneme dikkat çeken Barışan, son dönemde gündeme gelen bazı planların mabedin tarihi ve dini statüsünü değiştirmeyi amaçladığını öne sürdü. İsrail ve destekçilerinin, Ürdün’ün Mescid-i Aksa üzerindeki tarihi vesayetini sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Barışan, “Mescid-i Aksa’nın ‘çok dinli merkez’ adı altında yeniden tanımlanması, İslam’ın üçüncü kutsal mabedinin kimliğine yönelik açık bir saldırıdır. Bu girişim, kültürel silme ve tarihi gerçekleri değiştirme çabasının bir parçasıdır” dedi.
“Yönetim Yapısına Müdahale Edilmek İsteniyor”
Planlanan değişikliklerin detaylarına da değinen Barışan, Ürdün destekli İslam Vakıfları’nın yetkilerinin sınırlandırılarak yerine İsrail hükümetine bağlı yeni bir yapının oluşturulmasının hedeflendiğini ileri sürdü. Böyle bir değişikliğin imam atamalarından cuma hutbelerine kadar ibadet hayatına doğrudan müdahale anlamına gelebileceğini belirten Barışan, “Ortak miras söylemi, Mescid-i Aksa’nın İslami kimliğini aşındırmak için kullanılan bir kılıf haline getirilmektedir” ifadelerini kullandı.
İslam Dünyasına ve Uluslararası Topluma Çağrı
Mescid-i Aksa’nın yalnızca Filistin halkının değil, tüm İslam âleminin ortak değeri olduğunu vurgulayan Barışan, son dönemde artan giriş kısıtlamaları, vakıf görevlilerinin yetkilerinin iptal edilmesi ve imamların görevlerini yerine getirmelerinin engellenmesi gibi uygulamaların bilinçli bir yıpratma politikası olduğunu savundu.
İslam ülkelerine ve uluslararası topluma çağrıda bulunan Barışan, sessizliğin süreci daha da hızlandıracağını belirterek, “Sadece diplomatik açıklamalar yeterli değildir. Hukuki süreçler işletilmeli, uluslararası platformlarda daha güçlü adımlar atılmalı ve gerekli ekonomik yaptırımlar gündeme getirilmelidir. İslam dünyası, ilk kıblesine yönelik bu meydan okumaya karşı ortak bir duruş sergilemelidir” dedi.
Basın açıklaması, yapılan toplu duanın ardından olaysız şekilde sona erdi.



