Eğitim
Yayınlanma : 01 Ocak 1970 04:00

TÖB-SEN: “Öğretmenlik Meslek Kanununu Kabul Etmiyoruz!”

TÖB-SEN: “Öğretmenlik Meslek Kanununu Kabul Etmiyoruz!”
Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB – SEN) Bulanık İlçe Başkanı Serkan Bebek, Öğretmenlik Meslek Kanununu kabul etmediklerini söyledi.

TÖB – SEN Bulanık İlçe Başkanı Serkan Bebek, Bulanık Gül Kafe’de yaptığı basın açıklamasında, iş güvenceleri, ekonomik ve özlük hakları için mücadele edilmesi çağrısında bulunarak, kanun teklifinin incelendiğinde öğretmenlik mesleğinin sorunlarını çözmekten çok uzak olduğunu söyledi.

Bebek Basın açıklamasının devamında ; “2022’ye girerken bir müjde gibi ilan edilen Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifi TBMM’ye sunuldu. Kanun teklifi 12 maddeden oluşmaktadır. Kanun teklifini incelediğinizde öğretmenlik mesleğinin sorunlarını çözmekten uzak olduğu ve amaç olarak öğretmenlik statüsünü güçlendirme amacını gütmediği net olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle bazı maddelerine baktığımız zaman söz konusu teklifin meslek kanunu olması kabul edilemez.” dedi

Kanuna ve nasıl olması gerektiğine ilişkin sendika olarak düşüncelerini Paylaşan Bebek sözlerini şöyle sürdürdü: “  1) Öğretmenlik mesleğinin tanımı yapılan 3. maddede öğretmenlik mesleği özel bir ihtisas mesleği olarak tanımlanıyor. Fakat aynı maddenin devamında öğretmenlik ; “öğretmen”, “uzman öğretmen” ve “başöğretmen” şeklinde 3 kariyer basamağına ayrılmaktadır. İhtisas mesleği kariyer basamağına ayrılamaz. Her öğretmen alanının uzmanıdır.

2) ”Aday öğretmenliğin” düzenlendiği 5.madde oldukça sıkıntılı bir madde. Aday öğretmenlik sınavı kaldırılırken daha öznel bir uygulama getiriliyor. Aday kaldırma sınavı yerine “Aday Değerlendirme Komisyonu” getiriliyor. Bu komisyonun aday konusundaki kriterleri belli değil, aday tamamen subjektif koşullarda değerlendirilecek. Mülakat komisyonlarında yaşananlar hatırlandığında bu komisyonun neden olacağı olumsuz sonuçları tahmin etmek zor değil. Hepimiz biliyoruz ki objektif kriterlerle yapılmayan her değerlendirme olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu maddenin kendi başına yeni sorunlar üreteceği açıktır.


Aday öğretmenlikle ilgili 5. maddenin devamında Ohal döneminden kalma arşiv taramasının ve güven soruşturmasının belirleyici olacağı belirtilmiştir. Anayasada gecen “Suç’un şahsiliği” ilkesine aykırı olan maddede öğretmen adayının ailesinden birinin bir suça karışmış olması onun öğretmen olmasına engel olacak veya geçmişte bir yargılamada ismi geçen ve beraat eden öğretmen adayı öğretmen olamayacak.

3) Yine 5. maddede aday öğretmenlerin “aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası” almaları durumunda görevlerine son verilecek. Bu durumun da aday öğretmenler amirlerinin kölesi konumuna gelecek olup, sorgulayan değil biat ve itaat eden öğretmen olmaya zorlanacaklardır. Ayrıca aday öğretmenlerin sendikal faaliyetlere katılmaları da engellenecektir. Aday öğretmenler tamamen güvencesiz çalışacakları gibi, bu cezaları almamak için baskıya ve mobbinge boyun eğeceklerdir.

4) Öğretmenliğin kariyer basamaklarına ayrılması öğretmenlik mesleğine aykırıdır. Öğretmenlik dayanışma ve iş bölümü şeklinde yürütülür. Öğretmenleri yarıştıracak ve rekabet etmelerine neden olacak bu düzenlemeye doğrudan karşı çıkmak gerekir. İktidar birbirine rakip olan öğretmen kimliği yaratmak istemektedir.

5) 3600 ek göstergenin yürürlük tarihi 15 Ocak 2023 olarak belirlenmiştir. Buradan da teklifin tamamının bir seçim yatırımı olduğu anlaşılmaktadır.

6) Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmamıştır. Sözleşmeli öğretmelerin kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olacağı ifade edilmişti; ancak teklifte sadece sözleşmeli öğretmenlere sağlık ve can güvenliği nedeniyle mazeret tayini hakkı var. Aynı işi yapan öğretmenler arasında eşitsizlik devam ediyor.

7) Öğretmenin iş güvencesini ve özlük haklarını güçlendirecek ve koruma altına alacak bir madde bulunmamaktadır.

8) Öğretmenlik Meslek Kanunuyla öğretmenin korunması hedefleniyorsa okul içerisinde öğretmene şiddete kalkışanlara arttırmalı cezalar verilerek, öğretmene yönelik şiddetle mücadele edilmelidir.” ifadeleri kullanıldı.

ÖĞRETMEN ATAMALARINDA MÜLAKAT TORPİLDİR

’Mülakat’’ torpildir kabul edilemez diyen Bebek, sözlerine şöyle devam etti: “Maalesef 2016 yılı ile birlikte kamu alanında istihdam politikası ‘’mülakat’’ yöntemiyle bir torpil şemsiyesi altında yapılmaya başlandı. İktidar yıllardır liyakat yerine siyasi referanslar üzerinden yani particilik,yandaşlık ilişkilerine göre alım yapmaktadır. Mülakat  iktidarının kendilerine yakın olmayanları elemede kullandığı ve aynı zamanda siyasi kadrolaşmayı sağladığı bir araç haline gelmiş durumdadır. Hepimiz bir gerçeği biliyoruz sözlü sınavlar/mülakatlar nesnel değildir. Bu sınavların sonucunu belirleyen özellikler, sınavı uygulayanların siyasal tutumları ve buna bağlı olarak oluşan öznel yargıları cemaat,vakıf referanslarıdır. Bakanlığa çağrımız ;bu son atama sürecinde mülakatlarda yüksek puan almasına rağmen düşük sözlü not verilerek elenenlerin sesini duymalıdır.

TÖB SEN olarak ataması yapılmayan öğretmenlerimizin yanında olduğumuzu ve mülakatlardan mağduriyet yaşan öğretmenlerin haklarını aramaları konusunda ,ücretsiz avukat desteği sunmak konusunda  her türlü desteği vereceğimizi buradan açıkça belirtiriz.”dedi.

“İKTİDAR YAPILAN ZAMLARDA SORUMLUK ALMIYOR TOPU HEP BAŞKASINA ATIYOR”

Hayatın her alanında yeni zamların olduğunu ve zamların devam ettiğini belirten Bebek;Ülkemizdeki Ekonomik kriz ve enflasyon günden güne ağırlığını hissettirmekte,halk hayat pahalılığı altında ezilmektedir. Doların yükselişi, gıda fiyatlarındaki artış, benzin ve motorin ile doğalgaza, elektriğe yapılan zamlarda tek bir sorumluluk almayan iktidar topu hep başkasına atıyor. Ayrıca halktan alınan vergiler de halkın yararına kullanılmıyor.

Temel gıda ve besin maddelerimiz;bakliyat,un ,süt,peynir,yumurta,fiyatları %100’ün üstünde artış gösterirken bugün insanlar yağ alamayacak duruma gelmişlerdir.Ay çiçek yağı  son iki ay da ortalama %50 zam görülmüştür.Her şey bir yana insanlar evlerine ekmek alamayacak duruma gelmişlerdir.Ekmek lüks haline gelmiş durumdadır.

Hayatın her alanında hissettiğimiz bu zam yağmurlarında maaşlarımızın; çarşıda,mutfakta,pazarda yaşanan ,insanların hissettiği maaşlarımızın gerçek hayat pahalılığının altında kaldığı ve böyle devam etmesi durumunda açlık sınırının çok altında  kalacağı ortadadır. Ülkemizde yeni başlayan bir öğretmen yoksulluk sınırı altında maaş almaktadır. Öğretmen polis doktor maaşlarının bilgisini eğer A haberden almadıysanız  şu an yeni göreve başlayan bir polis , öğretmen , memur yoksulluk sınırı altında maaş almaktadır. TÖB SEN olarak diyoruz ki krizin bedelini sömürülen ve ezilen halkımız değil  krizi yaratanlar ödesin.”ifadelerine yer verdi.

TERCİHLERİMİZİ DEĞİŞTİRMEDİĞİMİZ SÜRECE KADERİMİZİ DEĞİŞTİREMEYİZ

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Bulanık İlçe Temsilciği olarak bütün kamu emekçilerine seslenen Bebek; “Siyasi partilerle organik bağ kurmuş ve partilerin alt organı gibi çalışan işlevselliğini kaybetmiş, tabanından uzaklaşmış ve bürokratik bir yapıya dönüşmüş, eğitim emekçilerinin sırtına binmiş sendika ağalarından kurtulmanın zamanı çoktan geldi de geçti. Mevlana bu bahsettiğimiz siyasal sendikalar yani böylelerine şöyle seslenir: 'Ey zulmüyle kuyu kazan! Kendi kuyunu kazıyorsun, bari boyunca kaz!' Böyle gelmiş olabilir. Ama böyle gitmez. Gitmeyecek.  Ve o gün geldiğinde sadece yaptıklarınızın ve konuştuklarınızın değil yapmadıklarınızın ve sustuklarınızdan da hesabını vereceksiniz. Doğrunun yanında duramıyor olabilirsiniz. Ancak yanlışın, yalanın, riyanın, suçun ve suçlunun yanında durmayın. Çünkü hakikati söyleyerek haklı olmanın gücü, güçlü olana tapınmanın gücünden daha uzun sürer. Biz öğrencilerimize her zamankinden daha fazla Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Yaşar Kemal, Sabahattin Eyüboğlu okuyacağız, her zamankinden daha fazla türkülerimizi söyleyecek ve söyleteceğiz, Einstein’ın “İnsanı ayakta tutan kas ve iskelet değil, inançlarıdır” sözünü hatırlatacak ve olmayan laboratuarları biz kuracak ve deneyler yapacağız saatlerce…Bağlama, gitar, keman çalmayı öğretecek, “Soyunu sevgiden, unvanı haktan almaktır aslolan” diyen Metin Oktay’ı anlatacak, sporu öğrencilerimizin yaşamının ekmek gibi, su gibi bir parçası haline getireceğiz.”dedi

“BULANIK’TAKİ 148 OKUL VE KURUMA 30 ADET İŞKUR PERSONELİ KABUL ETMİYORUZ”

Milli Eğitim Bakanının  ‘kim ne istedi de biz vermedik’ dediğini hatırlatan Bebek, sözlerine şöyle devam etti: “ Bizim Milli Eğitim Bakanlığından talebimiz olacak. Bulanık’ta 148 okul ve kurum var 1. Dönem   28 iş kur personeli var, 2. Dönem için de 17 personel verildi. Buda yaklaşık %15’e tekabül ediyor. Bu da demek oluyor ki %80 okul ve kurumda işkur personeli yok. Daha önce devlet okullara kadro veriyordu, şuanda böyle bir sisteme gitmiyor. Çünkü ücretli öğretmenler gibi daha ucuz ücretlerle bu insanları çalıştırıyorlar. Bu devletin işine geliyor. Biz pandemi dönemindeyiz ve ben de kovid geçirmiş olan bir öğretmen olarak söylemek isterim ki sene başında her yerde okulların pırıl pırıl olduğunu, tüm temizliklerinin yapıldığı, adeta her şeyin dört dörtlük olduğunu sürekli bize anlatılıp duruluyordu. Ama bizler birer eğitimci olarak okullara girdiğimizde durumların böyle olmadığını gördük. Bizim okullarımızda yardımcı hizmetli personel yok ve öyle bir duruma gelmişiz ki şuan ki Bulanık’taki 148  kurumun 100’unde sigortasız işçi çalıştırılıyor. Normal memur bir suç gördüğünde suçu bildirmekle mükelleftir. Bizim de burada bütün kamu emekçilerine çağrımız var. Kimse sigortasız işçi çalıştırmak zorunda değil ve sigortasız işçi çalıştırmak emek sömürüsüdür ve aynı zamanda suçtur. Biz bu konuyla ilgili İlçe Kaymakamı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü ile görüşmeler yaptık. Bu sorunun çözümü için çalışacaklarını söylediler. Biz de sözlerine inanıyoruz ve bir çözüm bulmalarını istiyoruz.

Basın açıklamasına katılım gösteren herkese sendikamızın adına teşekkür ediyorum.Basın açıklamamız burada sona ermiştir.”ifadelerine yer verdi.

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikasının basın açıklamasına destek olmak için, basın açıklamasına katılan Bulanık CHP İlçe Başkanı Şemsettin Onurel de yaptığı açıklamada CHP özellikle çalışanların özgür sendikalarda örgütlenmesini teşvik ettiğini belirterek, iktidara geldiklerinde örgütlenme hakkı üzerindeki baskıların kalkacağını söyledi.

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.