Muş
Yayınlanma : 21 Ekim 2026 11:34

Ziraat Bankası Genel Müdürü Çakar’dan Gençlere “Asla Pes Etmeyin” Tavsiyesi

Ziraat Bankası Genel Müdürü Çakar’dan Gençlere “Asla Pes Etmeyin” Tavsiyesi
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alparslan Çakar, Muş’ta düzenlenen “Kıymetli Tecrübeler” programının ikinci gün oturumunda öğrencilerle bir araya geldi.

SERHED HABER - Muş’un Malazgirt ilçesindeki Dolabaş köyünden Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne uzanan başarı hikâyesini öğrencilerle paylaşan Alparslan Çakar, gençlere kararlı olmaları, çok çalışmaları ve hayallerinin peşinden gitmeleri tavsiyesinde bulunarak “Asla pes etmeyin” mesajı verdi.

Malazgirt’in Dolabaş köyünde başlayan eğitim hayatından Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne uzanan yolculuğunu anlatan Çakar, gençlere başarıya ulaşmanın yollarını ve yapay zekâ çağında değişen kariyer fırsatlarını anlattı.

Muş Valiliği, Muş Vakfı, Muş İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Kıymetli Tecrübeler” programının ikinci gün oturumu, Şehit Yücel Kurtoğlu Güzel Sanatlar Lisesi konferans salonunda gerçekleştirildi. Programda öğrencilerle bir araya gelen Ziraat Bankası Genel Müdürü Alparslan Çakar, kendi eğitim hayatından ve mesleki deneyimlerinden örnekler paylaşarak gençlerin gelecek planlarına ilişkin tavsiyelerde bulundu.

Yatılı okuldan genel müdürlüğe uzanan yol

Malazgirt’in Dolabaş köyünde dünyaya gelen Çakar, bir imamın sekiz çocuğundan biri olduğunu belirterek eğitim hayatının ilk yıllarını anlattı. Köyde ilkokulu tamamladıktan sonra Malazgirt’te yatılı ortaokulda, ardından Van’da lisede eğitim gördüğünü ifade eden Çakar, yatılı okul imkânının kendi hayatındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Çakar, “Ben Muş'un Malazgirt ilçesinin Dolabaş köyünde doğmuşum. Bir imamın sekiz çocuğundan biriyim. Ben de ilkokulu köyde, ortaokulu da Malazgirt’te yatılı okudum. Sonra liseyi Van'da okudum. Ben ortaokula gittiğimde bizim köyde ortaokula giden hiç kimse yoktu. Yatılı bölge olmasaydı benim okuyabilme şansım var mıydı? Bence o da mümkün değildi.” dedi.

Kendi yaşamından hareketle başarıya ulaşmak isteyen gençlerin öncelikle hedeflerine inanması gerektiğini belirten Çakar, yetenek kadar irade, azim ve çalışma kararlılığının da önemli olduğunu vurguladı. Hayatın her döneminde farklı zorluklarla karşılaşılabileceğini ifade eden Çakar, başarının bu zorluklar karşısında mücadeleyi sürdürmekle mümkün olacağını söyledi.

Çakar, gençlere şu sözlerle seslendi: “Her zaman bir kazanma hırsı, başarma hırsı yapılabileceğine inanırım yani. Bir insan yapabiliyor mu, tamam evet, biz de yapabiliriz. Çünkü insanlar arasında çok büyük fark olmadığına inanırım yani. Belki daha ekstrem insanlar olabilir, farklı insanlar olabilir, çok zeki insanlar olabilir. Allah'ın farklı şekilde yarattığı, bahşettiği başka insanlar olabilir. Ama sizi temin ederim şu anda bu salonda bulunan hepimiz arasında işte ne bileyim 100 üzerinden değerlendirirsek herkes işte atıyorum 85 ile 95 arasında bir banttadır. Ya belki de 90 ile 95 arasında bir banttayız. Çok büyük farkımız yok. Ama istemek çok farklı bir kavram. İrade göstermek, çalışmak, peşinden koşmak, kararlı olmak, pes etmemek, mücadele etmek. Bence asıl kavramlar bunlar. Çünkü hayat hep sizin karşınıza bunları çıkaracak, hep sınayacak. Önemli olan çizginin yukarı yönlü olmasıdır. Zaten hep böyle yukarı yönlü, okun yukarı yönlü gittiği bir dünyayı düşünemeyiz yani.”

Yapay zekâ meslekleri değiştirecek

Konuşmasının önemli bölümünü teknolojik dönüşüme ayıran Çakar, yapay zekânın çalışma hayatında hızlı değişimlere yol açacağını söyledi. Bazı mesleklerin ortadan kalkabileceğini, mevcut çalışma yöntemlerinin değişeceğini belirten Çakar, sağlık alanında da görüntüleme, teşhis ve hastalıkların tespitine ilişkin önemli gelişmeler yaşanacağını dile getirdi.

Çakar, “Şu anda herkes yapay zekâyı konuşuyor. Herkes şu anda bunu tartışıyor. Ama şunu biliyoruz, geliyor. Diğer dönemlerdeki değişim frekansları daha aralıklıyken bu sefer değişim frekans aralığı çok daha hızlı olacak. Dünün bilgisi gecikmiş olacak. Birçok meslek yok olacak. Bazı çalışma metodolojileri değişecek. Mesela sağlık alanında bence korkunç değişimler olacak yani. Görüntüleme, teşhis, tespit. Kanser gibi hastalıkların hepsinin yok olacağını düşünüyorum, çok da uzun olmayan bir sürede. Bu yapay zekâyla bunların hepsi çözülecek.” ifadelerini kullandı.

Teknolojik gelişmelerin verimliliği artıracağını, maliyet yönetimini ve iş akışlarını değiştireceğini kaydeden Çakar, buna karşın insan kaynağının önemini koruyacağını vurguladı. Ülkelerin en önemli değerlerinden birinin yetişmiş insan gücü olduğunu belirten Çakar, geleceğin dünyasında başarılı olacak bireylerin teknolojiyi okuyabilen, değişime uyum sağlayan, yenilikçi ve uluslararası ölçekte düşünebilen kişiler arasından çıkacağını ifade etti.

Çakar, “Verimlilik daha yüksek olacak. Maliyet yönetimi çok daha hızlı olacak. İş akışı daha iyi olacak. İnsan kaynakları daha farklı olacak. Ama şunu unutmayalım. Asla insan kaynağının etkisi azalmayacak. Her zaman üç temel kavram ön planda olacak. Sermaye, teknoloji ve hukuksal altyapı ve tabii ki insan kaynağı. Bir ülkenin en büyük değeri, en büyük aktifi yine insan kaynağı. Çünkü insan olmadan bu yapay zekâya dahil olan hiçbir şeyi yöntemi vermezsiniz. Ama insan kim? Yetişmiş, nitelikli, dışa açık, dünya vatandaşı, mücadele eden, yerelde kalmayan, kendisini adapte eden, yarını kovalayan, inovatif, teknolojiyi okuyan. İşte onlar sizlersiniz.” diye konuştu.

Ziraat Bankası teknik alanlara yöneliyor

Yapay zekânın iş dünyasının ihtiyaçlarını değiştirmeye başladığını belirten Çakar, Ziraat Bankasının personel alımında da bu dönüşüme göre hareket ettiğini açıkladı. Bankanın daha önce müfettiş ve uzman yardımcısı alımlarında ağırlıklı olarak iktisadi ve idari bilimler, kamu yönetimi ve hukuk gibi alanlardan mezun adaylara yöneldiğini belirten Çakar, bu yıl personel alımında farklı bölümlere ağırlık verdiklerini söyledi.

Çakar, “Size söyleyeceğim birkaç tane daha somut temel kavram. Mutlaka bir yabancı dil öğrenin. Artık çok zor değil. Ziraat Bankası her zaman müfettiş ve uzman yardımcısı alırken iktisadi idari bilimler, kamu yönetimi, hukuk vesaire okullardan alıyorlar. Ben bu sene hepsini değiştirdim. Bu sene alacağımız öğrencilerin tamamını, elektrik elektronik, yapay zekâ, matematik, istatistik, ekonometri, endüstri mühendisliği vesaire. Çünkü bizim için bu yapay zekâ dönemine hazırlık anlamında bankayı yetiştirmek için bankayı o anlamda hazır olması adına insan kaynaklarını da kısmen değiştirmeye çalışıyorum. Bakın yapı değişiyor. O nedenle üniversite kavramını da buna bakarak değerlendirin kendinizi.” dedi.

“Asla yerel kalmayın”

Üniversite ve meslek seçiminin yalnızca Türkiye’deki seçenekler üzerinden yapılmaması gerektiğini belirten Çakar, gençlerin kendilerini farklı ülkelerde eğitim alabilecek ve uluslararası iş piyasasında talep görebilecek şekilde yetiştirmelerini istedi. Yabancı dil öğrenmenin bu süreçte önemli bir avantaj sağlayacağını ifade eden Çakar, gençlerin kendi memleketlerine katkıda bulunma hedeflerini korurken dünyadaki gelişmeleri de takip etmeleri gerektiğini söyledi.

Çakar, gençlere yönelik tavsiyelerini şu sözlerle tamamladı: “Asla Türkiye'deki herhangi bir üniversiteyi hedefleyerek ya da sadece Türkiye'deki herhangi bir üniversite veya Türkiye'de bir iş planı yaparak, meslek planı çerçevesinde hareket etmeyin. Kendinizi dünya vatandaşı imiş gibi değerlendirin. Ben Amerika'da da, Çin'de de, Rusya'da da, Mısır'da da en iyi üniversiteyi okuyup her yerden talep edilebilir bir kişi olacağım diye kendinizi yetiştirin. Tabii ki biz bu toprakların çocuklarıyız. Tabii ki eninde sonunda Muş'a döneceğiz. Mutlaka bu memlekete faydalı olacağız. Kendi emeğimizi kaynağımızı tabii ki bulunduğumuz noktaya sağlayacağız. Mutlaka hayalinizin peşinden gidin. Asla pes etmeyin ve asla yerel kalmayın.”