Çocuklarımız Çocuk Olarak Büyüsün!

Yayınlanma : 03 Temmuz 2024 17:41
Düzenleme : 03 Temmuz 2024 17:46

 

Merhaba,

Geçen yazımızda eğitim adına kaybedecek tek bir nefer ve bir anımızın olmadığını konuşmuştuk. Çünkü eğitimin asıl amacı insan kazanmak, zamanı planlı kullanmaktır. Bu yüzden kaybetmek eğitimde kabul edilebilir bir şey değildir. Ancak bu her bir bireyin akademik olarak en üst düzeyde başarıya ulaşma zorunluluğunu doğurmamaktadır.

 

Bu durum her bireyin kendine has bir yaşam tarzına sahip olduğunu kabullenerek bireyleri ilgi alanlarına yönelik yetiştirme gayreti ile ilgilidir sevgili okur. Buna dikkat eden her bir veli ve eğitimci eğitimin gereğini yerine getirme mücadelesinde yerini almış olacaktır.

 

Bu nedenle çocuklarımızın sesini kısmayalım ve onların verdikleri sese karşılık vererek seslerine ses olmamız gerektiğini her alanda dile getirelim. Bırakalım okullarımızda pandemi sonrası çocuklarımız bol bol oyun oynasın, arkadaşları ile hasret gidersin, kendini kabul ettiği şekilde ortaya çıkarsın. Evde aile isteği okulda öğretmen isteği doğrultusunda şekillenmek zorunda kalmasın çocuklarımız.

 

Çocuklarımız; aslında çocuk olarak büyüsünler sevgili okur. Bir yetişkin gibi değil bir çocuk gibi. Elbette onlara karşı sorumluluklarımız var elbette onları hayata hazırlamada yapmamız gerekenler var. Bunları yok sayamayız ve bunları yok saydığımızda çocuğu yok saymış oluruz. Ama bunu yaparken çocuklarımıza her zaman çocuk olduklarını unutmadan yaklaşmalıyız eğitimciler ve veliler olarak.

 

Bu yüzden çocukların seslerini kısmayalım diyorum çünkü çocuk sesi her zaman bize muhatabımızı da hatırlatan bir unsurdur.

 

Bu yüzden çocukların seslerini kısmayalım diyorum çünkü çocuk sesi dünyanın hâlâ döndüğünü aslında bize fısıldayan büyük bir güçtür.

 

Bu yüzden çocukların seslerini kısmayalım diyorum çünkü çocuk sesi bastırılması halinde sonrasında büyük çığlıklara sebep olan bir sestir.

 

Geleceğimiz adına, büyük çığlıklara maruz kalmamak adına, çocuklarımıza gereken ehemmiyeti vererek onları yaşama ortak etme büyüklüğünde bulunalım.

 

Evet, bizler büyük olabiliriz ama şunu unutmayalım çocuklar bizi çocuklukları ile yetiştiren yegâne güçtür. İşte bu gücü yerinde, zamanında ve doğru kullanan milletler, ülkeler başarıyı yakalamaya en yakın olanlardır.

 

Her alanda başarı istiyorsak ve bu başarının uzun vadeli olmasını istiyorsak çocuklarımızın seslerinin gür çıkması için elimizden ne geliyorsa yapmak durumunda olduğumuzu unutmayalım.

 

Çocuklarımızı yarının korkusu ile değil günün verdiği cesaretle büyütme çabasını güderek yol almaya çalışalım. Çünkü günün cesaretini almayan çocuk yarının korkusunu da anlamadan heba olacaktır. Ama yaşadığı andan tat alabilen çocuklar yarına korkmadan hazırlanabilirler.

 

Bu yüzden velilere, eğitimin bütün paydaşlarına büyük işler düşüyor diye sürekli vurgulama gereği duyuluyor sevgili okur. Çünkü veli kendi yaşam tarzını; çocuğun yaşam tarzının varlığını kabul ederek hazırlamalı, eğitimciler eğitim işini belirledikleri kriterlerden ziyade çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre planlamalı.

 

Kolay mı?

Değil.

Ne yapmalı?

Başa dönerek; çocukların sesini kısmamakla işe başlayabiliriz. Ancak onların seslerine göre yaşam tarzlarına müdahalede bulunabiliriz.

 

Onların seslerine göre evimizi, okulumuzu, yaşamımızı yeniden gözden geçirebiliriz. Bu zorlu pandemi süresince.

 

Bu kadar da değil; dediğinizi duyar gibiyim. çocuk, çocuk da bu kadar değil….

Peki, şu soruyu soralım mı kendimize:

Yaşamdaki en büyük gayemiz nedir?

Birikimlerimiz; maddi, manevi tüm birikimlerimiz kimin için?

Çocuklarımız.

Evet, aynen öyle.

O zaman çocuklarımız için ne yaparsak yapalım abartmamış oluruz. Yeter ki doğru zaman ve yerde yapalım bu mücadeleyi.

Yaşamımızda çocuklarımızın sesinin hiç kısılmaması dileği ile…

 

Doç. Dr. Erhan AKIN Kimdir?

 

            Her akşam masalların anlatıldığı Muş Bulanık Sarıpınar Köyünde doğdu. Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliğini programından 2005 yılında mezun oldu. 2005 ile 2015 yılları arasında Muş ilinde Türkçe öğretmenliği ve okul yöneticiliği yaptı. Bu arada öğrencileri ile en büyük bağı hep masallarla kurdu.  2015 yılında Malatya İnönü Üniversitesinde devam ettiği doktora eğitimini tamamlayarak 2015 yılında Yrd. Doç. Dr. olarak Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Anabilim Dalına atandı.  2018 yılında Doçentlik unvanını aldı. Halen aynı fakültede lisans ve yüksek lisans düzeyinde çalışmalarına devam etmektedir.

            Masallar ve masal anlatıcılığı ile ilgili "Masallarla Gerçekleştir Kendini" adı altında yurdun birçok yerinde anlatım, eğitim, atölye, gösteri, söyleşi gerçekleştiren Akın; masalların gücünü etkili kullanmayı herkese hatırlatma gayesini taşımaktadır.Akın evli ve üç çocuk babasıdır.