8 Mart: Kadın Demek Hayat Demek

Yayınlanma : 08 Mart 2026 11:49
Düzenleme : 08 Mart 2026 11:51

Kadın demek dünya demektir.

Kadın demek anne demektir.

Kadın demek emek demektir.

Kadın demek yaşam demektir.

Bir toplumun ayakta kalmasında en büyük pay çoğu zaman görünmeyen bir emeğe aittir. O emek de çoğu zaman kadınların omuzlarındadır.

Doğu Anadolu’nun köylerinde bunu en iyi bilenleriz.

Sabah ezanından önce uyanan, ahıra giden, hayvan bakan, tandır yakan, çocuk büyüten kadınları gördük. Kar diz boyu olurken tezek sobasını yakan, evin düzenini kuran, hayatı ayakta tutan yine çoğu zaman kadınlardı.

Yün kırkılır, iplik yapılır, halı dokunurdu.

Aylar süren o düğümler sadece bir halı değil, bir hayatın sabrını anlatırdı.

Bu yüzden bizim coğrafyada kadın sadece bir ev kurmaz.

Bir hayatı ayakta tutar.

Ama bugün acı bir gerçekle de yüz yüzeyiz.

Her yıl 8 Mart’ta kadınların değerinden söz ediyoruz. Çiçekler veriyoruz, güzel sözler söylüyoruz. Fakat çoğu zaman bu hatırlama bir gün sürüyor.

Sonra bir kadın cinayeti haberi geliyor.

2025 yılında Türkiye’de en az 294 kadın öldürüldü, yüzlerce kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 2026 yılının daha ilk ayında bile kadın cinayetleri devam etti.

Bu tablo karşısında şu soruyu sormamak mümkün değil:

Bir toplum kadınlarını koruyamıyorsa, gerçekten güçlü bir toplum olabilir mi?

Kadına seçme ve seçilme hakkı veren, eğitimde ve toplum hayatında önünü açan bir ülkenin bugün kadınların korkuyla yaşadığı bir yer hâline gelmesi elbette kabul edilemez.

Kadınlar sadece bir gün hatırlanacak insanlar değildir.

Onlar hayatın kendisidir.

Bizim toplumumuzda kadın;

bir annenin duası,

bir emeğin sabrı,

bir ailenin direği,

bir milletin geleceğidir.

Bu yüzden 8 Mart sadece kutlama günü değildir.

Aynı zamanda bir vicdan günüdür.

Çünkü gerçek şu:

Bu coğrafyada kadınlar günü kutlanmaz