Bulanık’ta Sorun Toprak Değil, Biziz

Yayınlanma : 28 Aralık 2025 19:29
Düzenleme : 28 Aralık 2025 19:31

Sabah beşte ova sisli olur.

Ahır kapısı gıcırdar.

İneklerin soluğu buhar olur.

Emek vardır Bulanık’ta.

Toprak vardır.

Su vardır.

Ama gün biter, elde yine aynı cümle kalır:

“Bu köyden bir şey olmaz.”

Olmaz tabii.

Çünkü herkes çalışır ama kimse birlikte durmaz.

Herkes şikâyet eder ama kimse sorumluluk almaz.

Akşam kahvede veryansın edilir.

Ertesi gün yine aynısı.

Bunun adı kader değil; alışkanlık.

Bulanık Ovası cimri değildir.

Veren bir ovadır.

Ama biz verdiğini tutmayı beceremedik.

Süt ürettik ama çiğ gönderdik.

Emek verdik ama adını koymadık.

Herkes evinde peynir yaptı, kimse köyün adını büyütmedi.

Kooperatif denince yüzler ekşir.

“Olmaz” denir.

“Birileri yer” denir.

Kim o birileri?

Hep başkası.

Böyle böyle güveni toprağa gömdük, üstüne de çay içtik.

Sonra da “devlet kurtarsın” dedik.

Köy devletle değil, iradeyle ayağa kalkar.

Gençler niye dönmüyor diye soranlara cevabı uzakta aramayın.

Genç saf değil.

Bakıyor: Babası çalışmış, borç bitmemiş.

Dedesi üretmiş, adı kalmamış.

Burada işin hesabı yok.

Kuralı yok.

Yarını belli değil.

Kim emeğinin karşılığını alamadığı yere döner?

Avrupa köylerini masal gibi anlatmayın.

Orada mucize yok.

Orada yalnız bırakılmayan köylü var.

Orada söz var, kural var, hesap var.

Bizde ise herkes tek başına.

Tek kalan köylü, güçlü tüccarın karşısında eğilir.

Çözüm büyük projeler değil.

Büyük laflar hiç değil.

Çözüm 10 adamdır.

Aynı masada oturabilen 10 adam.

Üç yıl dağılmayacak 10 adam.

Hesabı saklamayacak, ürünü kaçırmayacak 10 adam.

Herkes her işi yapmayacak.

Herkes aynı işi düzgün yapacak.

Süt çiğ gitmeyecek.

Adı olacak.

Sözü olacak.

Bir köy ayağa kalkarsa, önce kahvenin dili değişir.

“Olmaz” yerine “nasıl yaptınız?” duyulur.

Tüccar eskisi gibi at koşturamaz;

çünkü karşısında tek tek adamlar değil, bir masa vardır.

Borç birden bitmez ama nefes alınır.

Genç bakar, görür ve “belki” der.

Bulanık’ta toprak küsmedi.

İnek küsmedi.

Buğday küsmedi.

Biz birbirimize küstük.

Toprak hazır.

Bahane çok.

Cesaret lazım.

Bulanık’ta yaşayan, hayvancılıkla uğraşan ve

“böyle gitmez” diyen 10 aile,

elini taşın altına koymalı ve

tüm Bulanık köylülerine örnek olmalıdır.

Aynı ürüne odaklanılacak (öncelik süt ve süt ürünleri).

En az 3 yıl dağılmama sözü verilecek.

Ürün dışarı kaçırılmayacak, hesap açık tutulacak.

Siyaset, akrabalık, torpil bu işin dışında kalacak.

Herkes eşit konuşacak, eşit sorumluluk alacak.

Çiğ ürün değil, adı olan ürün.

Günlük kazanç değil, sürdürülebilir gelir.

Yalnızlık değil, ortaklık.

Bu çağrı bir kuruma değil, insanadır.

Bu işin sahibi devlet değil, köylünün kendisidir.

Eğer Bulanık’ta 10 aile bunu yaparsa,

bir köy ayağa kalkar.

Bir köy ayağa kalkarsa,

bu ova susmaz.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Cengiz Kendal Eyyubi 30 Aralık 2025 10:43

    Tebrik ederim gerçekten çok önemli bir konuya dayanmışsınız ve çözümleriniz ve yöntemleriniz çok mantıklı umarım gerekli yerlerde değerlendirmeye alınıp gerekli adımlar attılır. İyi çalışmalar

  • Meheme yi Ziraaatwan30 Aralık 2025 01:24

    Size katılıyorum. Ciddiyet, samimiyet, meşveret ve sabır… Bunların bileşmesi Ay a duble yol döşer. Buna eminim. Elinize sağlık, zihninize berraklık, kaleminize güç dilerim…

  • Kenan 29 Aralık 2025 21:46

    ağzınıza sağlık Ercan hocam çok güzel konulara açıklık getirmişsiniz

  • Ünal yolcu 29 Aralık 2025 19:55

    Öncelikle merhaba iyi yayınlar değerli büyüklerim yazınızı okudum ve kesinlikle katılıyorum tarım ve hayvancılıkla uğraşmadığım halde