Cuma Boynukara’dan Tiyatroya Türkçe- Kürtçe 11 Oyun

Yayınlanma : 31 Ekim 2026 14:38

Tiyatro yazarı Cuma Boynukara, 11 Türkçe oyununu, “Mem û Zîn”in de içinde yer aldığı yedi Kürtçe çevirisiyle 8 kitap halinde yayınladı.

Eylül 2026’da, Kültür Dünyası’na armağan edilen bu örnek külliyata, ben de “Arîn” ve “Mem û Zîn”in üçüncü baskısını yapan tercümeleriyle katkıda bulunduğum için, çok mutluyum.

Böylece Kürt edebiyatının, oyunlaştırılan iki klasiği, artık Türkçe ve “yasaklı anadilim” Kürtçe baskılarla birlikte, raflarda, sahnelerde yerini aldı. 

Canut Yayınevi/ İpekyolu Edebiyat Dizisi’nde çıkan, özel baskısı ve rengarenk ciltleriyle göz kamaştıran oyunlar, şöyle sıralanıyor:

Cilt 1 Türkçe: Ateşle Gelen- Mem ile Zin.

Cilt 1 Kürtçe: Arîn-Mem û Zîn (Werger: Rahmetullah Karakaya- Fehim Işık/ 1995- Zülküf Kışanak/ 2019)

Cilt 2 Türkçe: Ölüm Uykudaydı- Görüldü- Suyun Rengi.

Cilt 3 Türkçe: Günaydınlara Uyanmak- Muhtaro- Çok Geç Olmadan.

Cilt 3 Kürtçe: Mirin Di Xewê Da Bû-

Dibarî- Rengav (Werger: M. Sait Alpaslan).

Cilt 4 Türkçe: O’nun Saltanatı.

Cilt 5 Türkçe: Beceriksizler- Yoksun.

Cilt 5 Kürtçe: Bêkêr (Werger: Aydın Orak)-

 Bêpar (Werger: Fehim Işık).

 

CUMA BOYNUKARA KİMDİR?

 

1964 Diyarbakır doğumludur. 

1979’da Halk Eğitim Merkezi’nde tiyatroyla tanıştı. 1986’da Diyarbakır Sanat Tiyatrosu’nu kurdu. Uzun yıllar sanat yönetmenliğini yaptı. 

O dönem “Rumuz Goncagül”, “72. Koğuş”, “Aladağlı Mıho”, “Murtaza”, yönettiği oyunlardan birkaçı. 

1990’da Diyarbakır Orhan Asena Şehir Tiyatrosu’nun kuruluşunda yer aldı. “Ölümü Yaşamak”, “Yalan”, “Murtaza”, bu tiyatroda yönettiği oyunlar arasında. Kurumun son yılında, genel sanat yönetmenliğini de üstlendi.

“Günaydınlara Uyanmak”, “Muhtaro”, “Çok Geç Olmadan”, “Mem ile Zin”, “Ateşle Gelen”, “O’nun Saltanatı”, “Suyun Rengi”, “Becereksizler”, “Ölüm Uykudaydı”, “Görüldü”, “Liman”, “Yoksun”, “Paşa Hamamı”, bilinen oyunları. 

“Horoz Şekeri”, “Muhtaro” gibi senaryoları da var.

“Mem ile Zin” adlı libertosu, Cem İdiz tarafından bestelendi. 

Oyunları Kürtçe, Fransızca, İngilizce, Almanca ve Arapça’ya çevrildi. 

Eserleri Türkiye’de ve yurtdışında ödenekli, özel, amatör ve üniversite tiyatrolarında sergilenmektedir. 

Oyunları, ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından ödüllendirildi. 

TOPLUMUN GERÇEKLİĞİ

Boynukara’nın eserleri üzerine değerli bir inceleme kaleme alan Doç Dr. Hülya Nutku, tiyatromuzun politik yazarları arasında yer alan yazarın, klişeleşmiş sloganlara ve şablon bir anlatıma başvurmadan, sonuca ulaştığını vurguluyor. 

Doç. Dr. Nutku, şöyle devam ediyor:

“Kimi oyunları tematik olarak birbirini çağrıştırsa da, konu zenginliği Boynukara’yı farklı konu ve temaları işlemeye itmiştir. Ayrıca oyunlarında simetrik, dengeleme ve diyalektik gelişimi dikkate alarak, oyunu oluşturan zıtlık ve çelişkileri, iyi kurabilen bir yazardır.

Yetiştiği yörenin ortamını, orada yer alan sorunları gözlemleyebilmiş, özellikle yaşadıklarını ve yaşananları özümseyebilmiş bir kalemdir. Belki de tiyatroya, önce bilgisini artırmak sonra da oyun yönetmek üzere yönelmiş olmasının getirdiği avantajı, ardından oyun yazarlığında oyunu kurma ustalığına dönüştürme çabasına yönelmiştir.

Toplumda, yakın tarihin yazılması konusundaki çekincelerin üzerine giderek, olayları ve olayların iki yanını değerlendirme nesnelliğini gündeme getirmesiyle de, dikkati çekmektedir.

Onun oyunlarında, toplumsal gerçeklerin oluşturduğu zorluklar ya da destanlardaki düşselliğin içinde yer alan açmazlar, tematik yapıyı oluşturmaktadır.

Tiyatro yazarı olarak, ilk eserini 1991’de kaleme alan Boynukara, bu oyunuyla Salihli Belediyesi Oyun Yazma Yarışması’nda, “övgüye değer” bulunur. İşte “Muhtaro” adlı oyunuyla dikkati çeken ve o yıl 27 yaşında genç bir yazar olan Boynukara’yı, Salihli’de tanıdım. 

Coşkulu ve iyi oyunlar yazmak istediğini söyleyen, hatta Şekspir gibi bir ustayı kendine örnek ve yol gösterici olarak seçen bir tutku içinde oluşu, - ki okuyan bir yazar olarak görmek - gelecek için umutlar taşımama neden oldu. 

Baştan beri yazdığı oyunlarla Doğu’nun sesini ve rengini taşıyan yazar, ödüllerle kendini kanıtlamış, büyük şehirlerin karmaşası içine girerek, yazarlığında da ilginç temalara yönelmiştir.”

YASAKLI ANADİLE MİNNET BORCU

Boynukara’nın birbirinden değerli oyunlarının toplu yayını coşkusuyla, müsaadenizle bir iki cümleyle de kendimden bahsetmek istiyorum. 

Ben da “yasaklı anadilim” Kürtçeye karşı ilk minnet borcumu, 2000’de Başbakan Bülent Ecevit’e ithaf ettiğim hikaye kitabım, “Xezala min Delala min” ile ödemeye çalıştım!

İki Kürt edebiyatı klasiği oyunun Türkçeden Kürtçeye tercümesi ise mutluluğumu iki kat artırdı.

Bu nedenle “Arîn” ve “Mem u Zin”i tercüme fırsatı veren değerli kardeşim Cuma Boynukara’ya, eksiklerimi tamamlayan Kürtçe öğretmenim Fehim Işık’a teşekkürü borç biliyorum.

Tercüme sırasında başucu kitabım olan “Türkçe- Kürtçe Sözlük”ün yazarı Zana Farqini’yi de sevgiyle anıyorum.

Kültür ve sanatta, “zirveye oynayanlara”selam olsun.