ÖĞRETMEN-2 (İdeal Öğretmen)

Yayınlanma : 26 Aralık 2024 16:17
Düzenleme : 26 Aralık 2024 16:18

Bir önceki yazıyı; ekonomik kaygılar öğretmeni ideallerinden uzaklaştırmış ve öğretim işinden para kazanmayı önceleyen birer ameleye dönüştürmüştü. Peki bütün öğretmenler ideallerinden vazgeçmiş miydi, diye bitirmiştik. Bugün ideal öğretmen kimdir sorusuna kısa bir cevap vermeye çalışarak başlayabiliriz.

 

 

İdealizm; felsefi bir kavramdır. Çoğunlukla maddi dünyadan daha çokfikirler, değerler ya da ruhsal gerçekliği önceller. Eğitim sahasında “ideal öğretmen” tanımlaması bu bağlamdan bağımsız olmamakla birlikte daha somut bir gerçekliğe tekabül etmektedir. Burada öğretmenden öğrenciye bilgi aktarmasını istemekle birlikte çocukların zihinsel ve spritüal potansiyellerini de keşfetmesi beklenmektedir.Aynı zamanda onlara etik değerleri, adaleti, dürüstlüğü ve saygıyı da öğreterek rehberlik edilmesi de istenmektedir. Çocuklara, doğru kararlar vererek hayatta karşılaşacakları zorluklarla başa çıkabilme becerisi kazandırılması,insanlığın ortak idealleri ve değerleriyle tanıştırılması da beklenmektedir.

 

 

 

Bizim eğitim sistemimizde ise ideal öğretmenden beklenenler daha farklıdır. Bu beklenti, temelde sınav başarısını önceleyen bir beklentidir. Buna göre ideal öğretmen, uzman kişidir. Bilgilidir. Bilgiyi doğru bir şekilde aktarmalıdır. İletişim becerileri gelişmiştir ve iyi bir motivasyon koçudur.Sabırlı ve disiplinlidir. Buradaki disiplin cezalandırma anlamında değil, çocukların başarısına dönük öğrenme durumlarını ciddi bir şekilde takip eden başarı koçu manasındadır. İdeal öğretmen aynı zamanda sabırlı ve çalışkan olmalıdır. Öğrencilerin öğrenmeye ilgilerini arttırmalı ve sınav başarı çıtasını daha yükseklere çıkarmalıdır. İdeal öğretmen adil olmalı ve her öğrencisine eğitimde fırsat ve imkân eşitliğini sağlamalıdır. İdeal öğretmen sınıf ortamında farklı öğrenme yeteneği olan çocuklara yönelik olarak farklı farklı öğretim yöntemlerini kullanmalıdır. Bu da yetmiyor, ideal öğretmenden farklı öğrenme yetenek ve hızlarına göre çocuklara bireysel destek sunması da beklenmektedir. İdeal öğretmen sadece okulda değil aile ile iyi ilişkiler kurmalı öğrenciyi evden de takip etmelidir.

 

 

Yapılan çalışmalarda ideal öğretmen ile ilgili sıralanan daha pek çok nitelik mevcuttur. Öğretmenden istenenler ve öğretmenin yetkilerini, imkanlarını, iş ortamını ve diğer unsurları düşünüp karşılaştırdığımızda aslında bizim öğretmenden bir Süper Kahraman olmasını beklediğimiz ortaya çıkmaktadır. Bunun başka adı yok. İdeal öğretmen eşittir süper kahraman.

 

 

Bizim eğitim sistemimizde ve öğretmenlerin okullardaki çalışma koşullarında bu mümkün mü?

 

 

Herkesi evcilleştirmeyi planlayan eğitim öğretim faaliyetleriöğrencilik yıllarının sonrasında da tehditkâr bir şekilde sürdürülmektedir. Öğretmenler,eğitmekten çok öğrenciyi tehdit ederek evcilleştirmeye çalışan eğitim sisteminden geçip öğretmen olmaktadır. Bu sistemin yetiştirdiği öğretmen prototipi mesleğe başladıktan sonra bile bu korkuyu yaşamaya devam etmektedir. Siyasal ve sendikal güce sırtını dayamışbaskıcı idarelerin gölgesinde kalan öğretmen hâkim ideolojiyi kabul ederektehditkâr güce boyun eğmektedir. Kameralarla donatılmış okulda her yeri odasından denetleyen rejisör müdür[1]mahremiyet de gözetmeyerek bu gözetleyebilme durumunu bir tehdit unsuruna dadönüştürebilmektedir. Öğretmeni denetlemenin eğitmekten, donanımını ve performansını arttırmaktan ziyade çoğu zaman cezalandırıcı bir tehdit unsuruna dönüştüğü bilinen bir gerçektir.  Böyle hissettirtilmek istenmesi daha kolay yönetebilmek için korku aşılama çabasını da içinde barındırır.

 

 

 

Bütün umudumuzu bağladığımız erdemli, adil, toplumun mimarı öğretmen ne yapabilir?

 

 

 

Kimse başkalarına ait haklarını bir ödül olarak vermez. Aksine pek çok insan kendine tanıdığı hakkı başkaları için uygun görmez. Başka bir ifade ile başkalarının hakkını gasp etmekten imtina etmez. Bu durumda ne yapmak lazım? Gasp edilmiş ya da bu ihtimali taşıyan hakların bir lütuf gibi verilmesi için merhamet dilencisi olmak mı lazım yoksa hukuki çerçevede talepkâr olmak mı? Tehditkâr durumlar karşısında öğretmenlerin büyük bir kısmı merhamet dilencisi olmayı tercih etmektedir. Bu teslimiyet toplumsal felaketin habercisidir. Toplumsal değişim okulda, öğretmenin duruşu, tutumu, dokunuşu ile olur. Ürkütülmüş öğretmenlerin ideal öğretmen olmalarını bekleyemezsiniz. İdeallerinden vaz geçen öğretmen adil, erdemli, onurlu, çalışkan, vatan ve millet sevgisi ile dolu bir nesil inşa etme kaygısını geride bırakmıştır. Sınıfa girip çıkan bir memura dönüşmüştür.

 

 

Antalya’da doktora çalışması kapsamında görüşme yaptığım Önder Hocam ne güzel ifade etmişti: “Önce öğretmen bozuldu.” Peki haklı mıydı? Öğretmen mi bozuldu öğretmeni bozduk mu?

 

(Bir sonraki yazıda devam edeceğiz)

 

Sevgiyle kalın.

 

Takipte kalın.

 

 

 

 

 

 

[1] Rejisör müdür: Cüneyt Belenkuyu, Sabiha Dulay ve Ahmet Aypay’ın

Typologies of Principals: School Administration andRoutine Works, adlı makalesine bakınız.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.