ÖĞRETMEN-3 (Müdürüm)

Yayınlanma : 28 Ocak 2025 16:01
Düzenleme : 28 Ocak 2025 16:16

SERHED HABER - Eğitim yöneticisi, MEB’in mevzuat hükümleri ve kuralları dahilinde eğitim kurumunun bütün işlerini yürütmeye, düzenlemeye ve denetlemeye yetkili ve eğitim kurumunun amaçlarına uygun olarak yönetilmesinden, değerlendirilmesinden ve geliştirilmesinden sorumlu olan kimsedir. Okul yöneticisi, toplumun eğitim ihtiyacını sağlayan temel kurum olarak okulun hedeflerine uygun bir şekilde yönetilmesini sağlamakla görevlidir. Okul yönetimi; okul müdürü, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarından oluşur. Eğitim yöneticileri, eğitim kurumunun her türlü iş ve işleyişinden sorumlu oldukları için yaşanan iyi kötü her türlü olayın sorumlusu olarak görülebilmektedir. Eğitim yöneticilerinin bilgi, beceri ve deneyimleri de barışçıl okul ikliminin önemli belirleyicisi olabilmektedir. Okul ortamında eğitim yöneticilerinin yönetme yetkinliğindeki yetersizlikleri, iletişim becerilerinin zayıflığı, sen dilini kullanma tercihleri, öğrenci ve öğretmene yönelik olumsuz yaklaşımlarının eğitim ortamlarında barış iklimini bozduğu söylenebilir.

 

 

Ülkemizde eğitim yöneticiliği profesyonel bir meslek değildir. Eğitim yöneticileri, eğitim öğretim hizmetleri sınıfında devlet memuru olarak görev yapan öğretmenler arasından atama ya da görevlendirme yolu ile belirlenir.[1]Eğitim yöneticiliğinde bazı kadrolara sınav ile atama yapılıyor olsa da bu sınavlar öğretmen alımlarındaki mülakatlardan çok da farklı değil hatta öğretmen mülakatlarının yönetici atamalarında izlenen prosedürlere göre çok daha adil, şeffaf ve liyakata uygun olduğunu söyleyebilirim. Ancak şunu da belirtmem gerekir: Eğitim yöneticisi atamalarının sisli, puslu, kirli atmosferi içinde gerçekten çok isabetli görevlendirmelerin olduğunu da görüyoruz. Liyakat sahibi, 21 yy.’da yönetimden yönetişime[2] geçişin gerekliliğini görmüş ve bu geçişi başarmış az da olsa eğitim yöneticisi meslektaşımız mevcuttur. Bu arkadaşlarımızı gördükçe de eğitimin Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşıyacağına dair umudumuzu yineliyoruz.

 

 

 

Eğitim ortamlarında, eğitim yöneticileri kavramı yerine daha çok idareci veya müdürsıfatları kullanıldığı için biz de yazının geri kalan kısımlarında idareci ve müdür kavramlarını kullanacağız.

 

 

 

Bazı idareci arkadaşların okul, öğrenci, veli ve öğretmenler hakkında kendi aralarındaki konuşmalarına çokça şahitlik etmişizdir.Müdürler, genellikle ‘benim okulum’, ‘benim öğrencim’, ‘benim öğretmenim’, ‘benim personelim’ ifadelerini kullanır. Bu yaklaşım bazı müdürlerde gerçekten kurumu her şeyi ile sahiplenme duygusundan kaynaklanıyor olabilir. ‘Benim…’ ifadesi temiz, saf ve masum görünebilir ama bu söylem, altında yatan ataerkil zihin kodlarının tortularını da barındırmaktadır. Bir bakıma pederşahi devlet geleneğinin mirası olduğu da söylenebilir. Demokrasi öncesi toplumlarda en tepeden aşağıya doğru yönetme yetkisi olan herkes ERK sahibidir.Erk sahibi olmak güç, kuvvet ve iktidar sahibi olmak demektir. Bazı müdürler kolayca,‘madem güç, iktidar ve kuvvet sahibiyim o zaman alttakileri yönetmem, benim gibi düşünmeyenlere de gününü göstermem gerekir’ saplantısının kurbanı olurlar. Bu defolu, demode yaklaşım her açıdan sorun yaratmaktadır. Kurum kültürünü, eğitimin kalitesini, öğretmen, öğrenci motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.  

 

 

 

Çokça duymuşsunuzdur,idareci arkadaşlar birbirlerine “müdürüm” diye hitap etmeyi çok sever. Müdürüm aşağı, müdürüm yukarı, gel müdürüm, git müdürüm. Mübarekler isim kullanmayı çok tercih etmezler. Şunu da söylemeden geçmeyelim. Bazı eğitim yöneticisi arkadaşlar var ki, “Müdürüm” olmanın vahşi cazibesine kendini kaptırmamış, liyakat ile eğitim yöneticiliği görevini ifa etmektedir. Bu yöneticiler eğitim öğretim hizmetleri sınıfından bir öğretmen olduğunu unutmayan, işler ters gittiğinde yani yukarıdakilerin canı sıkıldığındamüdürlük makamından indirilme korkusu ile yaşamayan,‘aman koltuğu kaptırmayalım’ın derdinde olmayan, her an sınıfına dönebilme cesareti olan yönetici arkadaşlardır. Bunların asıl gayesi yukarıya yaranmak olmadığı için müdürlük ömürleri de kısadır. En azından koltuğu korumak için bir eğitim öğretim lideri profilinden çok “Zübükzade”[3] karakterine benzer kişilikler kadar ömürleri olmuyor. Bu durumda da kazanan zübükzadeler, kaybeden en başta ülke, eğitim camiası, öğrenciler öğretmenler oluyor.

 

 

 

 

“Müdürüm” ile başlayan muhabbetler, “benim okulum”, “benim öğretmenim”, “benim öğrencim”, “benim hizmetlim…” diye devam eder. Ne varsa eğitim ve öğretime dair her şey “müdürüm”ün. Okul onun, öğretmen onun, öğrenci onun. Bu pederşahi yaklaşım gerçek babacan bir tavırla herkesi ve her şeyi korumak, kollamak, eğitim ve öğretimin ali menfaatleri için sahiplenmek amacına matuf olsa can kurban. Ama değil. Bu sahte yüce gönüllü “müdürüm”lerin bu ataerkil yaklaşımları despotik tutumlara varacak kadar hukuk sınırlarını aşmaktadır. Ne var ki bu konuda da gün yüzüne çıkan çok az vaka söz konusudur. Sebep bir, kol kırılır yen içinde kalır anlayışı. İkinci ve en önemli sebep despotik yönetim anlayışı ile karşı karşıya olan öğretmen veya memur “kendini susturma” yoluna gider.  Despotik anlayış ile hukuki mücadele verme, hukuki haklarını savunma yerine merhamet dilenciliğini tercih etmektedir. Müdürümne lütfederse artık ona razı olacaktır.

 

 

 

 

Devlet kurumlarında eğitim yöneticiliği özel şirket yöneticiliği değildir. Yetkiler, devletin ve milletin alî menfaatleri için verilmiştir. Kişisel ihtirasların tatmini ve menfaatlerin temini için değil. Yetkisi olan herkesin sorumlulukları da vardır ve bu sorumluluklar hukuki çerçevede bağlayıcıdır.

 

 

 

(Bir sonraki yazıda devam edeceğiz)

Sevgiyle kalın.

Takipte kalın.

 

 

[1] Fuat Akay, Tamer Turan, Mahmut Benzer, Ülkemizdeki eğitim kurumlarında eğitim yöneticisi seçme ve atama kriterlerinin incelenmesi. 

[2] Yönetişim kavramı için; Doç. Dr. Yahya Fidan, Yönetimden yönetişime: Kavramsal bir bakış. 

[3]Kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi, Kemal Sunal’ın Zübük filmi karakteri.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.