Yanlış Yüzlere Harcanan Ömür

Yayınlanma : 13 Mayıs 2026 11:45
Düzenleme : 13 Mayıs 2026 11:48

SERHED HABER- İnsan, hep de ömrünü biriktirdiğini sanır oysa çoğu zaman onu fark etmeden tüketir. Her gün, her saat, her nefes… birilerine, bir şeylere doğru sessizce akıp gider. Fakat en büyük yanılgı, bu akışı kıymetsiz limanlara, kişilere ve duraklara yönlendirmektir. Yanlış insanlara harcanan bir ömür, aslında yaşanmamış bir hayattır. Çünkü insan, kimlerle vakit geçiriyorsa biraz da ona dönüşür. Ve bazen en büyük kayıp, yanlış birinin yanında doğru kalabilme çabasında tükenen ruhun kendisidir.

Maziye dönüp baktığında insan, kimlere ne kadar verdiğini değil; kimler için ne kadar eksildiğini görür. Gülüşlerini hoyratça tüketenlere, sadakatini hafife alanlara, vefa ve samimiyetini istismar edenlere harcanan yıllar… Bir muhasebe anında kalbin derinliklerinden yükselen o sızı, aslında geç kalmış bir idrakin çığlığıdır. Çünkü zaman geri gelmez; ama insan, yanlış insanlara verdiği değerin ağırlığını ömrü boyunca sızlayarak taşır.

Hayat, ilahi bir emanet olarak insana sunulmuştur. Her nefes, Yüce Yaradan’ın insana verdiği en mükemmel ihsanlarındandır. Bu ihsanı heba etmek, yalnızca dünyevi bir hata değil; aynı zamanda manevi bir israftır. Zira yanlış insanlara adanan emek, çaba ve zaman, hak edene verilmemiş bir haktır. Bu da insanın kendi özüne, yaratılış gayesine karşı işlediği en ince ama en derin kusurlardan biridir. Çünkü her insan, hak ettiği değeri bulduğu yerde çoğalır; bulamadığı yerde ise yavaşça yok olur.

Ölüm, bu üçgenin en keskin köşesidir. Mazi ve hayatın ortasında duran bu kaçınılmaz son, insana her şeyin geçici olduğunu fısıldar. Ama ne acıdır ki, insan bunu çoğu zaman geç anlar. Yanlış insanlara harcanmış yıllar, ölüm gerçeğiyle yüzleşildiğinde birer pişmanlık yüküne dönüşür. “Keşke”lerle dolu bir son, aslında yaşanamamış bir hayatın özetidir. Ve o an insan anlar ki; doğru insanlar için yaşanmayan bir ömür, eksik kalmış bir hikâyedir.

İlişkiler, insanın aynasıdır. Kiminle yürüdüğün, kimlerle sustuğun, kimlerle güldüğün… hepsi senin kim olduğunu fısıldar dünyaya. Yanlış insanlarla kurulan bağlar, ruhu yorar, kalbi köreltir, zihni kirletir. Çünkü her temas, bir iz bırakır. Ve bazı izler vardır ki; ne zaman geçer ne de kolay silinir. Bu yüzden insan, en çok kimlere yakın durduğuna dikkat etmelidir. Zira yakınlık, kaderi şekillendiren en sessiz güçlerden biridir.

Bir ömrü değerli kılan, uzunluğu değil; doğruluğudur. Doğru insanlarla, doğru zamanda, doğru niyetle yaşanan anlar; yıllara bedeldir. Ama yanlış insanlarla geçirilen yıllar, bir an kadar bile kıymet taşımaz. Bu yüzden insan, kalbini ve zamanını korumayı öğrenmelidir. Herkese açılan bir kapı, sonunda evi harabeye çevirir. Herkese verilen değer, değerin kendisini sıradanlaştırır.

Ve nihayet… insan şunu gerçekten idrak etmelidir: Hayat, herkese dağıtılacak bir lütuf değil; hak edene sunulacak bir emanettir. Kimi insanlar vardır ki sana yaklaştıkça seni azaltır; kimi insanlar da vardır ki uzak dursa bile seni çoğaltır. İşte hikmet, bu ayrımı yapabilmektir. Çünkü ömür dediğin şey, yanlış ellerde heba edilecek kadar ucuz; doğru gönüllerde ziyan edilemeyecek kadar kıymetlidir. Bu yüzden, hayatını kime, neye ve niçin verdiğine dikkat et… Zira bir gün, verdiğin her şeyin hesabını önce kendine verebilme durumuna düşebilirsin.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.